Tasarımda Minimalizm

    Sanırım minimalizmin en gözle görülür tarafı tasarım dünyasında dikkatleri çekiyor. Bilindiği kadarıyla Kazimir Maleviç‘in beyaz zemin üzerine koyduğu ‘Siyah Kare’si bu akımın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Şekilleri, desenleri en basite; renkleri en temele indirgemeyi temel alan bu akımı Carl Andre, Frank Stella, Tony Smith gibi sanatçılar destekledi.
Malevich - Black Square

    Aslında hayatımızın bir çok alanında karşımıza çıkan, örneğin; “minimal çalışma odası” gibi cümlelerde duyduğumuz minimalizm hayatın bir çok alanında kendimize rehber edinmemiz gereken bir akım. Bir hayat standardı, bir düşünce yapısı, bir sanat harikası. Sanırım minimalist yaşam felsefesine en uygun tanım, “az, çoktur.” cümlesi olacaktır. 

    Tasarım dünyasında da bu tanımdan yola çıkacak olursak; en az çizgi, en az renk ya da desenle en çok şeyi anlatma sanatıdır diyebiliriz. Arama motorlarında minimalizm’le ilgili aramalar yaparsanız, kitaplar, tablolar, müzikler ya da yaşam felsefesine dair makaleler bulacaksınız. Ben şimdilik sadece bir kaç film afişini burada paylaşmak istiyorum. 

    Eğer bu filmlerden bir ya da bir kaçını izlediyseniz az çizgi, az renk, az desenle çok şey anlatma sanatının yani minimalizmin sadece film afişlerine uyarlanmasının ne kadar güzel olduğunu farketmişsinizdir. Sade, süsten ve şaşaadan uzak göz yormayan bu tasarımlar aslında, az ve öz olmanın önemini gözler önüne seriyor. 

    Her ne kadar hobi olarak grafik tasarımla uğraşsam da yaptığım işlerde minimalist olmaya çalışıyor, sadeliğin güzelliğini savunuyorum.